Saturday 29 November 2014

BULUTLAR NASIL YAĞMUR YAĞDIRMAKTADIR

Bu makale aynı zamanda şu dillerde mevcut: İngilizce, Almanca, Arnavutça, Arapça, Boşnakça

Görmüyor musun ki; Allah bulutları sürer, sonra onları birleştirir, sonra onları birbirlerinin üstüne yığar ve sen de yağmurun bunların arasından çıktığını görürsün. Gökyüzündeki dağlardan dolu yağdırır, onu dilediğine isabet ettirir, dilediğinden de onu çevirir. Şimşeğin parıltısı neredeyse gözleri kamaştırıp götürüverecek. (24:43)

Su, yaşam demektir. Yaşamın en temel ihtiyacı olan suyun çok büyük bölümü Dünya’mızın içinde sürekli olarak yer ve hal değiştirmektedir. Kesintisiz olarak yinelenen bu değişim sistemine çevrim denir. Havada her zaman su vardır. Fakat suyun aldığı bu hal, denizlerdekinden, ırmaklardakinden farklıdır. Havadaki buhar şeklindeki suyun bulutları oluşturması, bu bulutların yağmur oluşu ve yeryüzüne yağışı, Allah’ın yeryüzünde yarattığı harika çevrim sisteminin sonucudur. Allah, bu sistemi anlatırken günümüzde ancak uydularla, hava radarlarıyla saptanan gerçeklere 1400 yıl önceden dikkat çekmiştir.

Alıntıladığımız ayetin yağmurun oluşumunu mükemmel bir şekilde tarif ettiğini Rehaili, “This is the Truth” (Gerçek Budur) kitabında şu şekilde açıklamaktadır : “Bilim adamları bulut tipleri üzerinde çalışmışlar ve yağmur bulutlarının belirli sistemler ve aşamalar çerçevesinde oluştuklarını saptamışlardır. Meteorologlar cumulonimbus yağmur bulutlarını incelemişler ve onlardan yağmur, dolu ve şimşeğin oluşumu üzerinde çalışmışlardır. Onlar, bulutların yağmura dönüştüğü süreçteki basamakları 24-Nur Suresi-43. ayete uygun olarak tarif etmişlerdir.

1- Bulutlar rüzgarın itişiyle sürülür: Cumulonimbus bulutları rüzgarın ufak bulut parçalarını bir bölgeye sürmesiyle toplanır.(Rüzgarların bulutun oluşumunda ve yağmura giden süreçte başlangıç olduğu 30-Rum Suresi-46.ayette de anlatılmaktadır. Bir önceki bölümde rüzgarların bulutların oluşumundaki etkisini gördük.)
2- Birleşme: Sonra bu küçük bulutlar daha büyük bir bulutu oluşturmak üzere birleşirler.
3- Yığılma: Küçük bulutların birleşmesiyle, büyük bulutun içinde yukarı doğru çekiş kuvveti artar. Bulutun iç kısmındaki yukarı çekiş kuvveti, kenarlardakinden daha güçlüdür. Bu yukarı çekişler bulutun hacminin dikey olarak büyümesine neden olurlar, böylelikle bulutlar üst üste yığın oluştururlar. Bu dikey büyüme, bulutun hacminin, Atmosfer’in daha serin yerlerine doğru uzamasına sebep olmaktadır, böylece su damlacıkları ve dolu taneleri oluşmaktadır. Bu su damlacıkları ve dolu taneleri, yukarı çekiş gücünün onları kaldıramayacağı kadar ağırlaştıkları zaman bulutlardan yağışlar çıkar.

MUHAMMED’İN UYDUSU

Meteorologlar bulutların oluşumu, yapısı ve fonksiyonları hakkındaki bilgileri ancak son yıllarda uydular, uçaklar, bilgisayarlar, balonlar kullanarak elde etmişlerdir. Bu yüzden Kuran’ın yağmur oluşumunda bulutların üst üste yığınlar oluşturması gibi kritik noktalara dikkat çekmesi çok önemlidir. Çünkü Rehaili’nin kitabından alıntıladığımız bilgiler, ancak bulutların üstüne çıkıp uydu gibi aletlerin kullanılmasıyla elde edilen bilgilerdir. Yeryüzünde yaşayan insanların, bulutların yığın oluşturmaları sürecinde bulutların arasında oluşan çekim kuvvetini ve bu kuvvetin sonucunda yukarı doğru genişleyen buluttan yağışın çıktığını yeryüzü seviyesinden anlamaları imkansızdır. Bu anlatımlardan sonra merak ediyoruz acaba kaç kişi “Muhammed’in uydusu vardı, aynı zamanda meteorologdu, bu bilgileri öyle elde edip de bu izahları yaptı” diyecek?

Alıntıladığımız ayette bulutların dağlara benzediği ve dolunun bundan çıktığı söyleniyor. Gerçekten de 4-5 mil yüksekliğindeki cumulonimbus yağmur bulutları dağ şeklinde bir yapı göstermektedir. Bu da Kuran’ın benzetmeleri nasıl yerli yerinde yaptığının bir göstergesidir.

Ayette, Hz.Muhammed’in yaşadığı dönemde bilinmeyen bilgilere işaret varken o dönemin yanlış kabullerinin hiçbiri yoktur. Batı Dünyası’na 1600’lere kadar Eski Yunan’ın meteoroloji hakkındaki görüşleri doğru ve yanlışlar karışmış bir şekilde hakimdi. Atmosfer’de kuru ve nemli olmak üzere iki türlü buhar tipi olduğu söyleniyordu. Ayrıca gök gürültüsünün, kuru buharın komşu bulutlar ile çarpışması sonucunda oluştuğuna inanılıyordu. Şimşek ise kuru buharın ateşlenmesi sonucunda oluşan bir olgu olarak sunuluyordu. İncelediğimiz ayette yanlışlığı anlaşılmış olan bu bilgilerin hiçbirine yer verilmeden şimşekten bahsedilmekle birlikte şimşek; yağmur ve dolunun yağışı ile beraber anlatılıp, şimşeğin bu yağışlarla ilişkisi anlaşılır. Şimşek, Atmosfer’de elektrik yükünün birikmesi sonucunda oluşur. Bulutlarda oluşan su damlacıkları en önemli elektrik kaynağıdır. Yerçekiminin etkisiyle yere düşen su damlaları daha küçük damlalara ayrıldığı zaman her damla artı elektrik yüküyle, çevresindeki hava da eksi elektirik yüküyle yüklenir. Damlalardaki elektrik yükü her bölünmeyle artar. Damlaların bölünmesiyle ortaya çıkan elektrik yükünün yanı sıra, bulutun üst bölümlerinde bulunan buz kristalleri de sürtünme sonucu artı elektrik yükü kazanarak, eksi elektrik yüklü olan havadan ayrılır ve bulutun elektrik yükünü arttırır. İşte şimşek, bu elektrik yüklerinin bir elektrik atlaması oluşturmasıyla meydana gelir. Şimşek çakmasını izleyen gök gürültüsüne, elektrik atlamasının izlediği yol boyunca havanın ansızın ısınması ve genleşmesi neden olur. İncelediğimiz ayet; doğru bilgi olan, yağışla şimşeğin bağlantısına dikkat çekmiş, fakat bu süreci bulutların ateşlenmesi olarak tarif eden yanlış bilgilere yer vermemiştir. Yağmurla ilgili açıklamalarda bu doğru bilgiyi veren, yanlışı eleyen, kendi döneminin yanlış açıklamalarına hiçbir zaman kapılmayan anlayış tesadüfle veya o dönem insanının kabiliyetiyle açıklanabilir mi?

O, size şimşeği korku ve umut olarak gösteren, ağır bulutları oluşturandır. (13:12)

Yorum Yapın