Tuesday 02 September 2014

DÜNYANIN GEOİT ŞEKLİ

earth_form

Bu makale aynı zamanda şu dillerde mevcut: İngilizce, Almanca, Arnavutça, Arapça, Boşnakça

Ve yeryüzünü de yayıp yuvarlattı. (79:30)

Ayetin Arapça’sında geçen “dahv” kelimesinin köklerinden türetilen kelimeler “yuvarlaklık” ifade etmekte, “devekuşu yumurtası” gibi anlamlara gelmektedir. Bu yüzden yukarıdaki ayeti “Yeryüzüne devekuşu yumurtasının şeklinin verildiği” anlamında algılayanlar da olmuştur. Prof. Dr. Süleyman Ateş, en ünlü Arapça sözlük olan Lisanul Arab’a da dayanarak bu kelimenin anlamını şöyle açıklamaktadır : “…Hasılı dahv döşemek, düzeltmek demek ise de sadece basit bir döşemek ve düzeltmek değil, yuvarlak olarak düzeltmek, döşemek anlamını verir ki bu ayetten Yeryüzünün yuvarlak yaratıldığı anlamı çıkar.” “Dahv” kelimesi cevizle oynanan bir oyun anlamında da kullanılmış, aynı kökten türeyen “medahi” kelimesi yuvarlak taşları ifade etmek için kullanılmıştır. “Dahv” kelimesinde ve bu kelimenin kökünden türeyen kelimelerde yuvarlaklık anlamı olmasına karşın bazı çevirmenler yeryüzünün yuvarlaklığını algılamaktaki zorlukları sebebiyle ayeti sadece yeryüzünün düzenlenmesi olarak algılamışlar, yazı ve çevirilerinde bunu yansıtmışlardır. Oysa Dünya’nın şekli gerçekten de “dahv” kelimesinin ifade ettiği yuvarlaklığa, yumurta biçimine, devekuşu yumurtası şekline benzemektedir. Dünyamız aynı devekuşu yumurtası gibi geoittir. Yani tam düzgün küre olmayan, fakat küremsi, kutuplardan basık şekildedir. İnsanlığın yıllarca anlamaya çalıştığı Dünya’nın şeklinin ne olduğu konusunu da Kuran böylelikle çözmüştür.

Kuran indikten bir kaç yüzyıl sonra yazılan kitaplarda bile Dünya’nın bir tepsi olarak algılandığına ve Dünya’nın öküz ile balık üzerinde olduğuna inanıldığına tanık oluyoruz. Depremleri bile Dünya’nın üzerinde olduğu balığın kuyruğunu sallaması ile açıklayan bir zihniyet Arap Yarımadası’nda hakimdi. İşte Kuran, Dünya’nın yuvarlaklığına, böyle bir zihniyetin hakim olduğu ortamda işaret etti. Peygamberimiz’in o dönemde, ne Dünya’yı boydan boya katedecek ve böylece Dünya’nın küremsi yapısını ispat edecek bir gemisi, ne de Uzay’a çıkıp Uzay’dan insanlara Dünya’nın resmini gösterip, Dünya’nın küremsi yapısını kanıtlayacak bir uzay aracı ve fotoğraf makinesi vardı. Şu anda bizim için çok açık ve sıradan bir bilgi olan Dünya’nın küremsi yapıda olması, o dönemin insanları için inanılması zor bir açıklamaydı Bu inanılmazlık nedeniyle Kuran’da işaret edilen bu gerçek anlaşılamadı. İnsanlar ayeti Allah’ın, yeryüzünü düzgünce yarattığına delil kabul ettiler, “dahv” kelimesindeki yuvarlaklık ifade eden anlamları göz ardı ettiler.

Dünya’yı, öküzün ve balığın sırtındaki düz bir tepsi yapısında algılayan zihniyetin hakim olduğu Arabistan Yarımadası’nda, Dünya’nın şekli çok güzel bir işaretle anlatılmıştır. Ayrıca yuvarlaklığı ifade etmek için kullanılan “Dahv”, devekuşu yumurtasını da ifade etmektedir. Devekuşlarının o dönemde Arap yarımadasında bolca bulunması, Kuran ayetlerinin indiği dönemde insanların bu yumurtayı ellerine alıp incelemelerine ve Dünya’nın şeklini hayallerinde canlandırmalarına imkan vermektedir. Dünya gibi geoit olan bu yumurtanın şekli, ayetin işaretindeki inceliği ortaya koymaktadır. Kuran, ayetlerindeki inceliklerle, tüm insanlığa hem açık bir kanıt, hem de aydınlatıcı bir ışıktır.

Ey insanlar! Efendinizden size kesin bir kanıt geldi. Size apaçık bir ışık indirdik. (4:174)

Bir Yorum

  1. 571 says:

    İnşikak 3,4. Yer uzatılıp dümdüz edildiği ve içindekileri atıp boşaldığı zaman..

    Sanırım bu ayettende yola çıkarak dünyanın düz olmadığını anlayabiliriz. Düz olan bir şey dümdüz edilemez. Bu yüzden kendi yorumumca burda da dünyanın şekline bir vurgu var. Çalışmalarınız gerçekten güzel Allah razı olsun.

    Reply

Yorum Yapın