ÜRKMÜŞ YABAN EŞEKLERİ
ÜRKMÜŞ YABAN EŞEKLERİ

ÜRKMÜŞ YABAN EŞEKLERİ

Kuran’daki 19 mucizesi üzerine Türkçe yazılmış ciddi ve detaylı eser sayısı yok denecek kadar azdır. Edip Yüksel’in yazdığı “Üzerinde 19 Var” kitabı sadece bu konu üzerinde yoğunlaşmış, bizim de faydalandığımız ender Türkçe eserlerden biridir. Yüksel’in kitabının girişindeki ilk paragrafı şöyledir: “Kuran’ın matematiksel sistemi matematik eğitimi görmemiş bir kişinin bile kolaylıkla sınayabileceği ve anlayabileceği temel ve basit denklemler içerdiği gibi, sayı teorileri üzerinde uzmanlaşmış bir matematikçinin tüm mesaisini alabilecek kompleks detaylarla doludur.”

Biz bu kitabımızda mümkün olduğunca anlaşılır bir dille, en anlaşılır şekilde Kuran’daki 19 kodunun temel verilerini aktarmaya çalıştık. Kitabımızda matematik bilgisi gerektiren asal sayı özellikleri, olasılık hesapları gibi konulara girerek değişik okur kitlesinden biraz daha matematiğe meraklı olanlara da hitap etmek istedik. Fakat temelde en anlaşılır olanı, en temel olanı aktarmaya çalıştık. Eğer kitabımızın bazı kısımlarından size anlaşılması zor gelenler olduysa, anlaşılır kısımları bir kez daha gözden geçirmenizi, anlaşılması kolay verileri iyice anladıktan sonra size daha zor gelen kısımları bir daha okumanızı tavsiye ediyoruz.

Kuran’ın bu matematiksel mucizesi tüm Müslümanların (hangi mezhepten, hangi tarikattan, hangi bakış açısından olursa olsun) ortak malıdır. Çünkü bu mucize Kuran’ındır ve Kuran bu mucizeye dikkat çekmiştir. Ne yazık ki inkârcıların dışında dinle ilgilenen büyük bir kesimin de bu mucizeyi hakkıyla taktir edemediğine tanıklık ediyoruz. Bir çok kişiyse bu mucizenin getireceği rasyonel sonuçlardan kaçmakta; gözünü kapayarak Güneş’i görmeyince, Güneş’in yok olacağını sanan insanlara benzemektedirler. Nitekim Kuran’da 19’un ifade edildiği surede, Allah’ın mesajından kaçanlara dikkat çekilir.

Onlara ne oluyor ki Hatırlatıcı’dan yüz çeviriyorlar? (74:49)
Ürkmüş yaban eşekleri gibidirler. (74:50)
Arslandan kaçan (74:51)

Mucizeler, fanatik futbol takımı taraftarı zihniyetiyle mucizeleri değerlendirenlerce hiçbir zaman anlaşılamamıştır. Hz. Muhammed’den önceki Peygamberlerin gösterdiği mucizeler birçok inkârcının bağnazlığının artmasına bile sebep olmuştur. Mucizeleri anlamak dikkatli bir zihin kadar inattan arınmış bir vicdan da gerektirmektedir. “Ben nasıl anlarım?”, “Doğrusu acaba ne?” şeklindeki samimi yaklaşım yerine “Ben nasıl inkâr edebilirim?” diye Allah’ın delillerine yaklaşanlar, Allah’ın delillerinden hiçbir zaman faydalanamamaktadırlar. “Ben Allah’ın beğendiği bir kul nasıl olurum?” sorusunu kendine sorup hareket etmek yerine “Ben kendi çevremle, yakınlarımla nasıl ters düşmem” sorusunu sorup, Allah’ın rızasıyla ters düşmekten daha çok çevresinin kabulleriyle ters düşmekten korkanlar da Allah’ın delillerini, mucizelerini genelde  anlayamamaktadırlar. Anlamanın şartlarından biri anlamaya çalışmaktır!

Leave a Reply

Your email address will not be published.